📍10 Ocak 2025
Okul denince çoğu insanın aklına dersler, sınavlar, defterler geliyor. Ama bana göre okul, bir binadan çok daha fazlası. Bazen sabah uykusuzluğum, bazen en içten kahkaham, bazen de içimde biriken “yetmiyorum galiba” düşüncesi.
Her...
📍10 Ocak 2025
Okul denince çoğu insanın aklına dersler, sınavlar, defterler geliyor. Ama bana göre okul, bir binadan çok daha fazlası. Bazen sabah uykusuzluğum, bazen en içten kahkaham, bazen de içimde biriken “yetmiyorum galiba” düşüncesi.
Her gün aynı sıraya oturuyoruz ama kimse aynı değil. Yanımda oturanın içinde ne fırtınalar kopuyor bilmiyorum. Öğretmen anlatıyor, biz dinliyoruz gibi yapıyoruz; aslında herkes kendi kafasının içinde ayrı bir derste. Kimi evdeki sessizliği, kimi eksik sevgiyi, kimi de geleceğin belirsizliğini düşünüyor.
Okul bize başarıyı notlarla öğretiyor. Ama kimse bize kırıldığımızda nasıl ayağa kalkacağımızı anlatmıyor. Yanlış yapınca üstü kırmızı kalemle çiziliyor, doğru hissettiğimiz şeyler ise çoğu zaman görülmüyor. Oysa bazen derste susmak bile bir çığlık oluyor.
Tenefüsler var bir de… Kısa ama gerçek. En samimi anlar orada yaşanıyor. Paylaşılan bir simit, yarım kalan bir hikâye, göz göze gelince anlaşılan şeyler… Zil çalınca hepsi yarıda kalıyor, tıpkı hayallerimiz gibi.
Yine de okul sadece yoran bir yer değil. Bazen “iyi ki buradayım” dedirten insanlar çıkıyor karşımıza. Bir öğretmenin tek cümlesi, bir arkadaşın omzuna dokunuşu, insanın içini toparlıyor. Okul, büyümeyi zorla öğreten bir yer belki ama aynı zamanda insanı insana tutunduran bir alan.
Ve günün sonunda anlıyorum ki okul, bize sadece ders öğretmiyor. Sabretmeyi, susmayı, bazen de dayanmayı öğretiyor. Keşke biraz da anlaşılmayı öğretebilseydi.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!