Henüz inceleme eklenmemiş.
İster ölüm olsun ister ayrılık
İnsan unutur mu var olduğu bedeni.
Dünya sözüm, can evim
Bir gün ağzından uzak gülerse ağzım
Tanrı gökyüzüyle boğsun beni
Eşiksiz evim, penceresiz odam
Sevdiğim ne varsa bir bir geliyor ardından
Ölüm beni sana hazırlıyor…
Yastığını koklaya koklaya öğrendim
İnsan bir kere ölmüyormuş meğer…
İnsanlar ölümü çok yanlış biliyor
Arasalar seni, gelseler
Öyle çok şey var ki konuşacak.
Yüzüm bir gelecek atlası. Başım önde dönüyorum bütün yürüyüşlerden. Mavilik yitirdi hükmünü. İpi kopmuş bir boncuğum senden sonra. Bedeni olmayan bir zaman, odalarda.
Eşiksiz evim, penceresiz odam
Sevdiğim ne varsa bir bir geliyor ardından
Ölüm beni sana hazırlıyor…
Ölüler yaşlanmazmış
Yalan
Sensin canımda çırpınan zaman.
Harfim, hecem, cümlem
Bütün hatıralarımızı toplayıp geleceğim
Ayrılık o zaman tamam olacak.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Kimi seviyorsan acısı sende kalıyor.
Güzelliğin geçici olduğunu senden öğrendim
Emeğin aşktan büyük bir hazine olduğunu senden
Zaman, kâküllerinden doğar topuklarından batardı
Al yeşil soluğum, yarasına döndüğüm, sözümün sahibi
Sevmenin, dünyayı sevmek olduğunu senden öğrendim.